26 Aralık 2011 Pazartesi
7 Aralık 2011 Çarşamba
TELEVİZYON ve ÇOCUK
Televizyonun çocuklardan alıp götürdükleri, daha iyi anlatılamazdı herhalde...
Çocukların dört yaşına kadar mümkünse televizyonla pek tanışık olmaması gerektiği artık tüm pedagoglarca söyleniyor.Ama ben buradaki 'mümkünse' kelimesini çok lüzumsuz buluyorum.Bir,iki ya da üç yaşında çocuğu olan bir annenin televizyonla ne işi olabilir ki! Çocuğunu televizyon karşısında adeta büyülenmiş vaziyette bırakarak bitirdiği ev işlerinden hayır gelir mi sizce....
Pedagog Adem Güneş'in bu konudaki görüşleri gerçekten çok önemli ve biz annelere yol gösterici.Bir radyo programından alıntıladığım bölümü istifadenize sunuyorum.
"...Beş yaşından küçük bir çocuk, televizyonun karşısındayken aslında onu izlemiyor.Televizyon tüm duygularını,zihnini esir almış halde kendini ona kaptırıyor.Çocuğun görebilme, duyabilme kapasitesinin çok üstünde ve çok hızlı ışık ve ses efekti var televizyondan gelen.Sizin falanca çizgi filmi çok severek izlediğini zannettiğiniz çocuk, aslında televizyona kaptırdığınız çocuktur!
Böylesi çocuklarda ortaya çıkan en büyük davranış bozukluğu hiperaktivite, ondan sonra dikkat bozukluğudur.Erken yaşlarda televizyonla iç içe olan çocuklarda ortaya çıkan bir diğer problem ise yeme bozukluğudur.Çocuk sofraya oturur,elinde kaşık gözü bir tavanda bir yerde; kolu masada, bir mıymıylanma, kendine hakim olamama, lokma ağzında bir o yana bir bu yana çevirip yutmama..Okula başladığında ise öğretmeni dinlememe, dersi anlamama..Neden? Çünkü çizgi filmler çocuğu o kadar cezbetti ki; rengarenk karakterler, bir hopluyor bir zıplıyor, bir reklam giriyor.Bu kadar hareketten, ışıltıdan sonra öğretmen tabiki sıkıcı geliyor.Karşısında durmuş, bir şeyler anlatıyor; ne hopluyor ne zıplıyor...Böylece gerçek dünyaya adapte olmakta zorluk çekiyor bu çocuklar.
Gelelim annelerin televizyon seyretmesine...Çocuk bulunan bir evde, bir anne nasıl olur da televizyon seyreder, benim aklım almıyor.Eğer vaktini çocuğu ile kaliteli ve ruhen birlikte olarak geçirmiyorsa bu anne ileriye doğru bela biriktiriyor demektir.Televizyonda isterse çok kaliteli film olsun, ister ahiret inancını anlatan programlar olsun farketmez.Beş yaşından küçük bir çocuğun bulunduğu evde anne televizyonu açıp karşısına geçemez.Ha annenin kendi hayatı yok mu, keyif içinde zaman geçiremez mi?Ya hu geçirsin geçirsin de çocuğu ilk dönemlerinde ihmal edersen, ondan sonra annenin hayatı zaten bir kabusa dönüşür.Eğer anne özellikle ilk dönemde çocuğunu ihmal ediyor, zamanını televizyonun karşısında, bir o komşuda bir bu komşuda geçiriyor, sosyalleşeceğim diye faaliyetten faaliyete koşturuyorsa çocuğunu da kenarda köşede farkına varmadan büyütüyorsa o çocuk yarın annesinin paçasına dolaşır.
Bırakın televizyonu, bırakın koşturmacayı..Çocuğunuzun o bıcır bıcır halini bir daha yaşayamayacaksınız.Kapatın televizyonları, hatta yapabiliyorsanız çıkarın evinizden (ya da en azından çekin fişini, takmayın bir müddet, yapın bu fedakarlığı) oturun evinizde, çocuğunuza yönelin, televizyona emanet etme yerine,kendi emanetinize alın biricik yavrunuzu..."
5 Aralık 2011 Pazartesi
BAHARATLIK
Çok eski, tavan arasında tozlanmış bir baharatlık, Betül'ün ellerinde yepyeni bir görünüme kavuşmuş. Keşke eski halini de fotoğraflasaydın Betül....
Kiremit rengine boyayıp, deseni boncuklarla zenginleştirmiş.
Güle güle kullan...
TEPSİ
Siyah zemin üzerine yaldızla çalışılmış bir tepsi... Kenarda ki çerçeveyi bant kullanarak yapmış Betül.Ortada 0.5 cm.lik boşluk bırakıp kağıt bant yapıştırmış iki tarafa ve yaldızla boyamış.
25 Kasım 2011 Cuma
ŞEKERPARE
Malzemeler: 2 yumurta, 125 gr tereyağı(margarin değil), 1 çay bardağı sıvı yağ, 1 çay bardağı irmik, kabartma tozu, yeteri kadar un, üzeri için bütün fındık ya da içine koymak için dövülmüş fındık-ceviz
Şerbeti için: 2 su bardağı şeker, 2 su bardağı su, 2-3 damla limon suyu
Yapılışı: Önce şerbeti hazırlıyoruz.Su, şeker ve limonu 5-6 dk. kaynatıp,fazla koyulaşmadan ocaktan alıp,soğumaya bırakıyoruz.
Hamuru için tüm malzemeleri karıştırıp, yoğuruyoruz.Kurabiye hamurundan biraz yumuşakça bir hamur elde ediyoruz.Fazla büyük olmayan küreler yapıyoruz.İster ortasına dövülmüş fındık-ceviz koyun, ister yuvarladıktan sonra üzerlerine birer tane fındık koyun.Her ikisi de güzel oluyor.180 derecelik önceden ısıtılmış fırında, üzerleri hafif kızarana dek pişiriyoruz.Çıktıktan sonra başka bir tepsiye alıp, tatlı sıcakken şerbeti soğuk bir şekilde döküyoruz.Şerbeti iyice çekmesi için tersini çevirip biraz da öyle bekletiyoruz.Ve servisimizi yapıyoruz.
Afiyet olsun....
TEPSİ
Etiketler:nakış
Ahşap boyama
Betül Merve'den bir kutu çalışması...Desen damla boncuklar ve yaldız üzerine simli boya ile çalışılmış.Kutunun kapağındaki tutma yeri sonradan eklenmiş.Ahşap bir küre kapağa çivilenmiş.Astar silikonla yapıştırılmış.Fotoğraflar biraz bulanık çıkmış ama olsun....
Etiketler:nakış
Ahşap boyama
BEBEK ÖRTÜSÜ
Sümeyye'den yeni bir çalışma daha....
Tüm desenler aplike çalışmasıyla yapılmış.Önce desen kumaşa çiziliyor.Desen çizilmiş kumaş zemine yerleştiriliyor ve tüm çizgilerin üzerinden en küçük zikzak ayarı yada ilik açma dikişiyle geçiliyor.Son olarak kenarda kalan fazlalık kumaşlar nakış makasıyla kesiliyor.
BETÜL MERVE'DEN....
Her iki objeye de desen çizilerek, fırçayla boyanmış.Kutudaki desen simle tamamlanmış.Tepsinin boyaması ise gerçekten çok güzel olmuş, renkler tam bir uyum içinde.
Vernikleme işlemi süngerle yapılmış, çok pürüzsüz bir görüntü elde edilmiş.Ben fırçayla yaptığımdan, fırça izleri kalıyordu.Ayrıca her verniklemeden sonra fırçayı tinerle temizlemek zor oluyordu ve az da olsa fırçada bir sertlik kalıyordu.Yeni bir fırça da yeni bir masraf demek.....Bundan sonra ben de sünger kullanacağım.
Etiketler:nakış
Ahşap boyama
KÜÇÜK SANDIK
Bu sandığın başına çok işler geldi.Şu gördüğünüz en iyi hali.Daha önce kötü bir peçete yapıştırma olayından sonra, çeşmenin altında, bulaşık teliyle ovarak yıkadım.(Daha iyi bir yöntem var mı bilmiyorum.Siz biliyorsanız bana anlatın)Kısmen çıkan boya ve peçetenin üzerini tekrar boyadım ve yine peçete yapıştırıp,tüm kutuyu glitter paint yani simli boya(kullandığım şeffaftı) ile boyadım ve vernikledim
Etiketler:nakış
Ahşap boyama
KUTULAR
Bu kutular peçete tekniği ile yapıldı.Peçeteden çiçeklerin tam kenarlarından keserek aldığım parçaları peçete tutkalı kulanarak kutuya yapıştırdım.Tutkalı ortadan başlayarak, hava kabarcığı kalmamasına dikkat ederek yapıştırdım.Daha önce ki çalışmalarımda peçete tutkalı yerine beyaz tutkalı biraz sulandırarak kullanmıştım.Öyle de oluyor ama peçete tutkalı daha rahat uygulanıyor.Peçeteyi yapıştırdıktan sonra çiçeklerin etrafından glitter paint denilen simle geçtim.Bunu -henüz denemedim ama tahmin ediyorum- azıcık sulandırılmış tutkala çocukların resim derslerinde kullandığı ya da gelinlerin başına dökülen simlerden katarak elde edebiliriz.Tutkal kuruyunca şeffaflaşıyor zaten.Bi deneyelim....
Etiketler:nakış
Ahşap boyama
15 Haziran 2011 Çarşamba
Bebek Battaniyesi
Sümeyye'den çok şahane bir çalışma daha... Zincir işi yapılan örtüye, aplikeyle değişik bir hava vermiş.
Terlik Torbası
Nakışı işledikten sonra,alt ve yan dikişleri dikip,kumaşı torba haline getirdim. Asıl kumaşdan biraz genişce kesip,yan tarafını diktiğimiz astarı, astar dışta,kumaş içte,yüzü yüzüne gelecek şekilde resimlerde görüldüğü gibi diktim.Astarın altını da ortada çevirmeye yetecek kadar boşluk bırakıp diktim ve kumaşın yüzünü çevirip, astarı içte bıraktım.Kalan açıklığı da dikerek kapattım.Ağız kısmına yaklaşık 1,5 cm.aralıkla iki dikiş geçtim ve arasından,bağlamak için kurdeleyi geçirdim.Ve torbamız hazır hale geldi.İnşaalah beğenirsiniz...
1 Haziran 2011 Çarşamba
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
